HALUK AKÇAM - Astrolojik Danışmanlık Nedir?

  

Geleceğinizi Kime Danışacaksınız?

Yaşam boyunca karşılaştığımız her olayı kendi başımıza halletmemiz mümkün olmuyor. Çoğu kez, birisinin yardımına gerek duyuyoruz. Bu yüzden, toplum içinde karşılıklı bir dayanışma ağı kurmuşuz. Örneğin, hastalandığımızda kırlarda dolaşıp şifalı ot toplamak yerine bir doktora gidiyoruz. Haksızlıkla karşılaştığımızda, elimize bir sopa alıp saldırmak yerine ya polise gidiyoruz ya da bir avukat tutuyoruz. Kazancımızı değerlendirmek istediğimizde, ''dolar mı biriktirsem yoksa devlet tahvili mi alsam'' diye günlerce düşünmek yerine, hemen gidip bir yatırım uzmanına danışıyoruz.

Yaşamımızı kendi isteğimiz doğrultusunda, mutlu ve sağlıklı bir biçimde sürdürebilmemiz için, modern toplum içinde başvurabileceğimiz kurumlar ve uzmanlarımız var. Ama, yaşam boyunca nelerle karşılaşacağımız hakkında bize kim tutarlı bir tahminde bulunacak? Elbette bu iş için falcılarımız hazır bekliyor, diyebilirsiniz. Fakat bu falcılar, yaptıkları tahminlerin hangi kıstasa göre olduğunu kendileri bile bilmiyorlar. Üstelik, birinin dediği diğerininkine uymuyor. Kısacası, falcı yardımıyla geleceğinizi planlamaya kalkışmanızın rizikosu çok fazla ve yaşamınız bunu göze alamayacağınız kadar değerli. Ama, çaresiz kalınca insan ne yapar! Kendine yardım edecek uzmanı bulamazsa, sonunda bir de falcıya gitmekten başka hangi seçeneği olabilir?

  

Geleceği Önceden Bilmek Mümkün mü?

Aslında, bugünkü imkanlarımızla, geleceği önceden bilmemiz mümkün değildir. Sadece, doğruya yakın veya uzak bir tahminde bulunabiliriz. Zira, ''gelecek'' dediğimiz olaylar topluluğu belki önceden belirlenmiş olabilir, ama bunların içinde hangisiyle karşılaşacağımız belli değildir. Zaten, herşey kesinleşmiş olsaydı, hiçbir şey yapmamıza gerek kalmazdı.

Gelecekle ilgili doğruya yakın tahminler, bizim için belirlenmiş olaylar topluluğu içinden hangisinin bize uygun olduğunu anlamamıza yardım eder. Diğer yandan, sadece kendi çıkarımızı gözeterek, işimize gelen olayları seçmek amacıyla bu tahminleri kullanmaya kalkışırsak, yanılırız. Çünkü, biz aslında gerçekten bizim için gerekli olayları - farkında olmaksızın - üzerimize çeken bir özelliğe sahibiz. Diğer bir deyişle, biz insan türünden bir canlıyız. Yani, aslında neyin gerçekten bizim için gerekli olduğunu pek bilmesek bile, özümüzde, bu gerekli olanı kuvvetle isteyip çekebilecek güce sahibiz. Eğer inanıyorsanız, bu gücü bize Tanrı'nın verdiğini düşünebilirsiniz.

Anlık olayları yanlış yorumlayarak, fazla düşünmeksizin sürekli bir şeyler isteyerek, yaşamın çekiciliğine kapılıp kendimizi unutarak, yarı bilinçli bir halde sağa sola koşturarak vaktimizi tükettiğimizi söyleyen biri çıkarsa, hiç de abartmış sayılmaz. Böylesine bir hay-huy içinde çabalayıp dururken, içimizdeki güç de bizi aslında gerekli olana doğru yöneltmeye çalışır. Bir an için durup gerçekten neyi aradığımızı düşünürsek, kendimiz için asıl gerekeni ve uygun olanı anlama şansımız vardır. Ama, günlük yaşamın içinde bu küçük fakat son derece önemli işi yapamayacak kadar kendimizi kaptırmışızdır olaylara. Sonuç olarak, sürekli bir koşuşturma içinde ömrümüzü tüketiriz.

    

Falcının Bize Ne Faydası Olabilir?

Falcılar bazen size bu konuda bir ipucu verebilirler. Çünkü falcılar, aslında bilmedikleri bir kanaldan doğruluğunu ölçemedikleri bazı haberleri size ileten, psişik radyo benzeri aletler gibidir. Ama, bilinen ve bilinmeyen alemde o kadar çok yayın yapan kaynak vardır ki, neyin nereden geldiğini anlamamaları çok doğaldır. Bu yüzden, falcı aracılığıyla duyduklarınıza inanıp yolunuzu çizmenizin mantıklı bir davranış olacağı söylenemez. Kimi falcılar da cinlere perilere danıştıklarını, evliyalarla konuştuklarını iddia edip aklınızı çelmeye çalışırlar. Ama, ortada bunun böyle olduğunu gösteren hiçbir kanıt bulamazsınız. Yine de, sağduyusunu kaybedip bu kurnaz garibanların peşinden boş yere koşanlar vardır elbette.

Hangi falcının ne zaman doğruya yakın bir tahminde bulunacağı belli değildir. Kendisi de bilemez, ama para kazanmak için sürekli olarak konuşur durur. Bu yüzden, falcının sözündeki doğruluk oranı, cebinizdeki piyango biletine büyük ikramiyenin çıkma olasılığı kadardır.

Bir an için büyük ikramiyenin size çıktığını, yani falcının doğru tahminde bulunduğunu varsayalım. Bu doğru tahminin size ne faydası olacak, yolunuzu nasıl çizeceksiniz?

    

Su Dansı_1 - MERİH AKÇAM

Diyelim ki, bir sınava gireceksiniz. Hazırlandınız, ama heyecanlı bir bekleyiş içindesiniz. Falcıya gittiniz ve milyonda bir şans sizi buldu, falcı doğru tahmin edip sonucun olumsuz olacağını söyledi. Ardından, umudu kırık bir halde sınava girdiniz ve kazanamadınız. Şimdi ne olacak? Bırakın falcının moral bozucu laflarının yarattığı psikolojik etkiyi bir yana. Sınavı kazanamadığınız takdirde, geleceğinizi bu olasılığa göre nasıl düzenleyebileceğiniz hakkında bir yol gösterebildi mi size? 

Hayır, tabii ki falcı bu konuda size yardımcı olamaz. Onun yapacağı tek şey, bir daha gittiğinizde yine ''şu olacak, bu olacak'' diye bir sürü laf gevelemektir.

İki kez üstüste büyük ikramiyenin size çıkacağına inanıyorsanız, falcının yine geleceği bildiğini zannedebilirsiniz. Ama, bu yanılgının bedelini de sizden başkası ödemez!

      

Astroloğun Falcıdan Ne Farkı Var?

Astrolog da falcı gibi gelecekte ne olacağını tahmin ediyorsa, falcıdan farkı ne olabilir, diye düşünebilirsiniz. Eğer, astrolog diye başvurduğunuz kişi size ''falan zamanda şunlar bunlar olacak'' tarzında birşeyler anlatmaya başlarsa, vaktinizi boşa harcamayıp hemen oradan uzaklaşın. Size astrolog olduğunu söyleyen bu kişinin, aslında astrolojik malzemeyi bahane edip falcılık yaptığından da hiç kuşkunuz olmasın! Ne farkeder, ister cinlere perilere kulak vermiş olsun isterse birtakım işaretler çizip burçlardan ve gezegenlerden bahsetmiş olsun. Sonuçta, falcı gibi gelecekte olacağını zannettiği şeyleri sıralamaktan başka bir şey yapamıyorsa, size ne faydası olacak bu astroloğun!

Astrolog, kendisine danışmak üzere başvuran kişinin geleceğinde neler olacağını anlatamaz. Gelecekte kimin başına ne geleceğini bilmek mümkün değildir. Aksini iddia eden de şarlatandır.

Kullanılan yöntemler ne olursa olsun, temel olarak astrolojik veriler, doğal gök cisimlerinin konumları ile yeryüzündeki olaylar arasındaki korelasyona dayanmaktadır. Diğer bir deyişle, astrolojik sonuçlar istatistik değerlendirmelere göre belirlenir. Örneğin, doğdukları anda gökyüzündeki Mars ve Venüs gezegenlerinin konumu aynı olan kişilerden bir grup parametresi oluşturursunuz. Sonra, benzeri işlemi her iki farklı gezegen için tekrarlarsınız. Böylece, diyelim ki elinizde on gök cismi varsa, ikili kombinasyondan 45 grup parametresi bulursunuz. Ardından bu kez üç farklı gök cismine göre 120 grup parametresi elde edersiniz. Keza, gruplar da kendi içlerinde, örneğin açılara göre kategorilere ayrılarak, daha spesifik parametreler oluştururlar. Böylece, yaptığınız araştırmada ne kadar çok sayıda eleman, yani doğum tarihi bilinen kişi kullanmışsanız, o oranda güvenilir bir istatistik sonuç bulursunuz.

     

İstatistik sonuçlar, aynı türden yeni bir eleman hakkında tanımlama yapmanızı sağlar. Yani, benim elimde diyelim ki doğum tarihi bilinen 12000 kişi hakkında bilgi içeren bir data-bank varsa, sizin doğduğunuz andaki gök cisimlerinin konumlarını bu verilere göre değerlendirip benzer özellikleri birleştirerek, sizin kişilik yapınız ve karakterinizle ilgili bir profil çıkarabilirim.

Keza, gelecekle ilgili olarak da, istatistik konusu olan bu 12000 kişinin yaşam boyunca karşılaştıkları olaylarla ilgili benzeri bir inceleme yapılmış ise, bu sonuçlar daha sonra sizin doğum anınızdaki gök cisimlerinin hareketlerine uyarlanır ve sonuçta ortaya geleceğinizle ilgili bir ihtimal tablosu veya yaşam planı şablonu çıkarılabilir.

Bu profil veya yaşam şablonu, belirli bir dizi olasılıkların birleştirilmesinden meydana geldiği için, doğruya yakın bir tahminden ibarettir ve hiçbir zaman o kişinin ''kader''inin okunması değildir.

İşte burada, astrolojinin falcılıktan neden farklı olduğunun yanıtı da kendiliğinden ortaya çıkmaktadır. Bilimsel yöntemler kullanarak, birbirini etkilemeyen iki olay grubu arasındaki korelasyonu saptarken, yani gök cisimleri ile insanlar arasında bir karşılaştırma yaparken, bulunan sonuçlar büyük oranda birbirini doğrular nitelikte ise, bunun artık falcılıkla bir ilgisi olmadığı açıkça görülüyor demektir.

     

Bir Astroloğun Öbür Astrologdan Ne Farkı Var?

Aslında bütün problem burada odaklanmaktadır. Yukarıda çok kısa olarak bir fikir versin diye astrolojinin temel işleyiş mekanizmasını özetledim. Ama, astrolog olarak ortaya çıkan herkesin bu yöntemleri uyguladığını söylemedim.

Eski çağlardan beri, astroloji ile uğraşanlar, aslında iyi-kötü bir tür istatistik inceleme yapmış oldular. Zamanla bu sonuçlar ağızdan ağıza dolaşarak, yarısı yanlış yarısı eksik de olsa sonuçta bir yorum malzemesi oluşturdu. Ardından, bu yorum malzemesine kendi deneyimlerini de ekleyenlerin yazdıkları el kitapları ortaya çıktı. Önceleri, genellikle tıp biliminin tarihsel gelişimine paralel olarak astrolojinin dikkate alındığı uzun bir dönem yaşandı. Daha sonra ise; aşamalı olarak rönesans, determinist görüşler, endüstri çağına giriş gibi gelişmeler sırasında astroloji bir kenara atıldı ve yozlaşmaya terkedildi.

Bu yozlaşma süreci içinde de astrolog olduğunu söyleyen bir sürü şarlatan, araştırmaya gerek görmeksizin akıllarına gelen her türlü zırvalığı astroloji adı altında ortaya yaydılar. Günümüze kadar gelen ''burçlara göre karakterler'' veya ''gezegenlerin yaşam üzerindeki gizemli etkileri'' gibi safsatalar da bu yozlaşma döneminde halk arasında büyük rağbet kazandı.

Yozlaşma geleneğini sürdürenler, halen bütün dünyada ısrarla astrolog etiketi altında bu gibi saçmalıklarla insanları kandırmaya devam etmektedirler. Bu yüzden, eğer astrolog olduğunu söyleyen birisiyle karşılaşırsanız, çok dikkatli olmak zorundasınız. Burcunuzun özelliklerinden, filanca gezegenin etkisi altında olduğunuzdan, yıldızların kaderinizi nasıl belirlediğinden bahseden bu şarlatanlardan uzak durmanızda büyük yarar vardır. Yozlaşma geleneğini sürdüren bu şarlatanlara ''burç falcısı'' veya ''yıldız falcısı'' demek daha uygun olacaktır.

      

Günümüzde astrolog olabilmek için mutlaka araştırma yaparak istatistik verilerle uğraşmak gerekmiyor. Belirli bir disiplin altında eğitim görerek temel astrolojik bilgiyi almak ve zaman içinde çok sayıda doğum haritasını inceleyip pratik kazanmak sonucunda astrolog ünvanına hak kazanılabilir. Bu yoldan elde edilen astrolog ünvanı elbette ki geçerlidir. Para veya şöhret hırsına kapılmadan, zaman içinde yeterli pratik yapmış bir astrolog, daha sonra da danışman olabilmek için bir eğitim sürecinden geçecek ve sonunda danışman astrolog ünvanına hak kazanacaktır.

Ancak, yeterli deneyimi olmayan yeni bir astrolog ile bu alanda yıllarca araştırma yapmış bir astrolog arasında farklı kademelerde uzmanlık derecelerinin bulunacağı da unutulmamalıdır. Astroloji günümüzde büyük bir hızla gelişmekte ve teknoloji yardımıyla da çok yönlü olarak uygulanabilir hale gelmektedir. Bu sebeple, başladığı yerde kalıp yeni gelişmeleri izlemeyenler, aradan uzun seneler geçse bile fazla bir ilerleme kaydedemeyeceklerdir. 

      

Astrolog Nasıl Danışman Olabilir?

Burç falcılarını bir kenara ayırdıktan sonra, pratisyen astrolog ve uzman astrolog gibi deneyimden doğan farklılıklara kısaca değindim. Bunların yanısıra, danışmanlık adı altında toplum bireylerine yönelik hizmet kurumu var ki aslında konumuzun ana teması da bu oluyor.

Danışmanlık, iki alanda uzmanlık gerektiren bir faaliyettir. İlk olarak, astroloğun kendi alanında bu konuda uzmanlaşmış olması vazgeçilmez bir şarttır. İkinci olarak da, danışılan konu hakkında yeterliden öte bilgi birikimine gerek vardır. Bunlara ek olarak, bu faaliyetin, yani danışmanlığın nasıl yapılacağını profesyonel düzeyde uygulayabilecek kadar öğrenmiş olmak lazımdır. Şimdi, bu hususları örnekler ile görelim:

Diyelim ki, evliliğinizde eşinizle ilgili bir probleminiz var ve beraberliğin geleceği hakkında kuşkular taşıyarak bir astroloğa danışmak istiyorsunuz. Başvurduğunuz astrolog kendi alanında bu konuda, yani matrimonial synastry konusunda uzman mıdır? Evet, bu durumda, astroloğunuzun evlilik bağlarındaki problemlerle ilgili bir uzmanlığı bulunmalıdır. Eğer astrolog böyle bir uzmanlığa sahip değilse, kulak-burun-boğaz doktoruna başvurup kalbinizdeki rahatsızlığa çare aramış gibi olursunuz!

Başka bir örnek vereyim: Sözgelimi, firmanızın durumu pek parlak değil ve mali danışmanınız ile avukatınız konkordato konusunda hemfikirler. Acaba ne olabilir diyerek bir astroloğa danışmayı düşünüyorsunuz. İyi de, başvuracağınız kişinin şirketler hukukundan, icra-iflas kanunundan haberi var mı? Yani, astrolojik hesaplarını doğru yapıp birtakım sonuçlar çıkarsa bile, size konkordatoya alternatif olarak ne sunabilir?

Pratikte daha sık rastlanan bir durumu ele alalım: Çocuğunuz ergenlik döneminde ve yaş grubuna uygun davranışları yüzünden geleceği hakkında kuşkularınız var. Astroloğa gittiniz ve bu çocuk ilerde ne olacak diye sordunuz. Diyelim ki, başvurduğunuz astrolog, gelecekle ilgili hesaplama tekniklerinde son derece uzman birisi ve tavsiye üzerine kendisine gittiniz. Ama, normal ve anormal yönleri ile çocuk psikolojisi hakkında belki de sizden daha fazla bir deneyimi bile yok. O zaman, ne işe yarayacak gelecekle ilgili hesaplama uzmanlığı?

        

Günümüzün bilgisayar teknolojisi imkanlarıyla, astrologlar hesaplama tekniklerinden fazla anlamasalar bile, geliştirilmiş analiz programları kullanarak bu imkanlardan kısmen faydalanabiliyorlar. Ancak, fiyatı bin dolar civarında olan bu programlarda bile danışılan konu hakkında herhangi bir uzmanlık bilgisi yoktur. Yani, astroloğunuzun bilgisayar kullandığına bakarak danıştığınız konuda uzman olduğu varsayımına kapılmamanız gerekir.

Su Dansı_2 - MERİH AKÇAM

Hem kendi alanında konuya etraflıca hakim hem de danışılan alanda bilgi ve deneyim sahibi bir astrolog bulmak oldukça zordur. Bu yüzden, astrolojik uzmanlığını danışma konusunda başarılı bir biçimde ortaya koyabilmesi için, astroloğun, hekim veya hukuk müşaviri gibi diğer alanlarda uzman olan kişilerle birlikte çalışması, danışmanlık hizmetinin en ideal ölçüde sağlanmasına imkan verecektir. 

      

Danışmanlık Hizmetinden Nasıl Faydalanacaksınız?

Danışmak istediğiniz konuyu astroloğunuzun iyice anlamış olması gerekir. Çünkü, hangi analiz yöntemlerinin kullanılacağı buna bağlıdır. Her konu için bilinen aynı yöntemlerin uygulanmasının fazla bir değeri olmaz. Üstelik, bu tür bir genelleme, yanıltıcı sonuçlarla karşılaşmaya da yol açar. Eşinizle ilgili problemlerde kullanılan yöntemler, konu çocuğunuz olduğunda kesinlikle uygulanamaz. Keza, her ikisi de sağlıkla ilgili olmasına rağmen, örneğin kardiyovasküler şikayetlerin görüldüğü bir vakaya uygulanan yöntemler, piyelonefrit semptomları sözkonusu olduğunda hiçbir işe yaramaz. Ticari veya hukuki alanda da aynı kural geçerlidir. Örneğin mobilya üreten bir firmanın, kadın kıyafeti üreten bir firma gibi aynı kategoride değerlendirilmesine imkan yoktur. Bir asliye ticaret davası olan munzam zarar tesbitinde kullanacağınız yöntem ile cezai hükme tabi sahtekarlık davasını değerlendirmeniz mümkün değildir. Borsa işlemlerinde bile, tahvilat endikatörleri ile parite endikatörleri arasında çok belirgin farklılıklar vardır.

Danışacağınız konuyu anlayacak birikimde olan astroloğun, ikinci olarak, bu konuda hangi analiz yöntemlerini nasıl uygulayacağını iyi bilmesi gerekmektedir. Esasen, başarının sırrı bu analiz yöntemlerinde olduğu için, bu teknikleri detayları ile gösteren bir kaynak yoktur. Başvurduğunuz astroloğun hangi alanda ne kadar başarılı olduğunu, ancak güvendiğiniz kişilerin tavsiyesine göre veya kendiniz deneyerek ölçebilirsiniz.

Getirdiğiniz konuyu yeterince anlayıp buna uygun yöntemlerle elde ettiği sonuçları değerlendirmesi için, astroloğun zamana ihtiyacı vardır. Bugün gittiğiniz bir astrolog, bilgisayarını açıp beş-on dakika sonra bazı yorumlar yapmaya başlıyorsa, anlayın ki karşınızda danışmanlık yapacak düzeyde bir uzman yoktur. Bu biçimde çalışan kişi astrolog olabilir, ama size verebileceği sadece konu ile ilgili çok genel bazı ipuçlarıdır.

        

Endikatör Tayini Niçin Gereklidir?

Danışmanlığın en vazgeçilmez kriteri, konu ile ilgili endikatör tayinindeki isabettir. Diyelim ki, sizinle aynı anda aynı yerde doğmuş iki veya üç kişi daha var. Bunların kişilikleri, yaşam biçimleri, karşılaştıkları olaylar ile sizinki birebir aynı olabilir mi? Elbetteki, hayır. O takdirde, aradaki fark nereden kaynaklanıyor? Klasik yorum tekniklerinde bu farkı bulamazsınız. Çünkü, doğum tarihleri ve yerleri aynı olduğuna göre, kullanılan astrolojik malzeme de hepsinde aynı olacaktır. Dolayısıyla, astroloğun size vereceği rapor ile astrolojik ikizlerinize vereceği raporlar arasında hiçbir fark göremezsiniz.

Bu türden bir genelleme, size konunuz ile ilgili olarak sadece bir fikir veya çok genel bir tablo sunulmasını mümkün kılacaktır. Ama, bu genel tabloya bakarak, astroloğun size herhangi bir danışmanlık yapmasına imkan yoktur. İşte bu noktada, endikatör tayini dediğim özel bir değerlendirme tekniğinin kullanılması gerekmektedir. Sizinle ilgili olarak elde edilen astrolojik malzemede hangi faktörün genel olarak ne anlama geldiğine bakmak yerine, doğru sonuca ulaşmak için, hangi faktörün sizin durumunuzda ne anlama geleceğinin saptanması gerekmektedir. Bunun adı da endikatör tayinidir ve sizin geçmişinizle ilgili bazı soruların yanıtlanmasıyla ancak mümkün olabilir.

Endikatör tayininde, önce verdiğiniz doğum bilgisine göre sizın durumunuza ve danışma konunuza göre bir soru listesi hazırlanır. Daha sonra, verdiğiniz yanıtlara göre hangi astrolojik parametrenin sizinle ilgili olarak ne anlam taşıdığı saptanır. Bunu, bir anlamda hekim muayenesine benzetebilirsiniz. Doktora gidip eklem ağrılarınızdan bahsettiğinizde, sizi hiç muayene etmeden romatoid artrit teşhisi koyan ve hemen fenilbutazon içeren bir reçete yazarak başından savan birisiyle karşılaşsanız, ne düşünürsünüz? Evet, romatoid artritte eklem ağrıları en bilinen semptomdur ve butazon türevlerine de olumlu yanıt verir. Ama, bu sadece fakültede öğretilen bir ön bilgidir ve uzman bir hekimin teşhisi için katiyen yeterli olamaz.

      

Danışmanlık Nasıl Olur?

Astroloğa başvurdunuz, konuyu anlattınız, endikatör tayini için gerekli soruları yanıtladınız. Şimdi ne olacak? Astroloğunuz size ikinci bir görüşme için gün verecek ve o güne kadar gerekli incelemeleri yapacaktır. Sıranız geldiğinde, astroloğa gideceksiniz ve danışmanlık başlayacaktır. Önce, ele alınan konunun kısa, orta ve uzun vadede ne gibi aşamalardan geçebileceği, yani olayın muhtemel seyrinin ne olabileceği hakkında astroloğun bir görüş sunması beklenir. Bu genel görüş içinde olması muhtemel gelişmelerin alternatifleri de kısaca yer almalıdır. Çünkü, ortaya konan bir ihtimal tablosudur ve mutlaka birden fazla alternatifi içermesi gerekir.

Bu genel ihtimaller tablosu ortaya çıktıktan sonra, ikinci aşamada strateji için gerekli parametreler saptanır. Yani, ''şu veya bu ihtimalin gerçekleşmesi halinde ne yapılabilir'' sorusunun astrolojik açıdan yanıtları, astrolog tarafından size sistemli bir biçimde sunulur ve gerekli detaylar anlatılır. Ardından da belirli bir strateji oluşturmak üzere, sizin istekleriniz ve astroloğun uyarıları çerçevesinde planlama yapılır. Sonunda da, bu plana göre hangi tarihte ne yapılması gerektiği hususunda, sizin de katkınızla bir ajanda hazırlanır. Bu görüşme bitmiştir. Ama, danışmanlık burada bitmemiştir.

Danışılan konu için belirlenen süre boyunca, kritik aşamalarda, astroloğunuzla diyaloğunuzun devam etmesi gerekmektedir. Örneğin, astrolog ile birlikte hazırladığınız ajanda eğer bir senelik ise, o bir sene boyunca, konu ile ilgili olarak astroloğunuza tekrardan danışabildiğiniz, kritik dönemlerde yeni gelişmelere göre uyarı veya tavsiyelerini alabildiğiniz takdirde bu faaliyetin adı danışmanlık olur. Geleceğe yönelik bir planlama yaptıktan sonra, ''benim işim burada biter'' diyen astrolog, danışman değildir.

      

Su Dansı_3 - MERİH AKÇAM

Danışma konusu eğer tıp, hukuk, maliye gibi özel bir uzmanlık desteği gerektiriyorsa, astroloğun da bu alanda bilgi ve deneyimi yetersizse, gerekli uzman desteği olmayan danışmanlığın faydadan çok zararını görürsünüz. Aslında, günlük yaşamın her alanında karşılaşılan problemler uzman yardımını gerektiren niteliktedir. Ancak, ülkemizde bu denli organize bir toplumsal yaşamı henüz benimsemiş değiliz.

Örneğin, aile ilişkilerinde ortaya çıkan uyumsuzluklar için aile psikologlarımız veya sosyal danışmanlarımız olsa bile bu alanda danışma alışkanlığımız henüz yeterince yerleşmedi. Diğer yandan, ülkemizde modern ölçülerde uzman bir hekim kadromuz, hukuki problemlerimizi danışabileceğimiz çok yetenekli avukatlarımız, yatırımlarımızı değerlendirecek becerikli portföy uzmanlarımız var. Astroloğunuzu bu uzmanlarla tercih edemezsiniz.

Astroloğunuz, danışmanlık gereklerini yerine getirecek seviyede olsa bile, konunun asıl uzmanı olan, örneğin bir hekimin veya avukatın yerini hiçbir zaman alamaz. Astrolog her zaman arka planda yer alan, ikinci derecedeki bir danışmandır. Bu sebeple, astroloğunuzun konu ile ilgili gelecek planlamasında, daima konu alanında uzman olan birinin görüşlerine öncelik tanımalı ve kararınızı ona göre vermelisiniz.

    

 Diğer yandan, bir astroloğun uyması gereken, meslek etiğiyle ilgili kesin kurallar vardır. Kendisine danışan kişi veya firmanın gerek verdiği bilgileri gerekse onlarla ilgili vardığı sonuçları hiçbir suretle üçüncü şahıslarla paylaşmamalı, başkalarına her ne sebep olursa olsun iletmemelidir. Bununla eşdeğerde önemli diğer kural da, danışmanlığı sırasında gerekçesi ne olursa olsun yanlış bilgi vermemeli ve müşterisini aldatmamalıdır. Astrolog, mesleki açıdan her zaman başarılı olamayabilir. Fakat, maksatlı olarak yanlış bilgilendirme, ahlaksızlıktır.

Astrolog da diğer meslek dallarında olduğu gibi, emeği karşılığında bir ücret talep etme hakkına sahiptir. Ancak, basit bir hesaplama veya kolay bir analiz tekniğini uygulayarak fazla yorulmadan ortaya çıkarabileceği rapor için de fahiş bir ücret istemesi onursuz bir davranış olur. Keza, karşısındaki kişinin çaresizliğini veya varlıklı olmasını fırsat bilip emeğinin çok üstünde talepde bulunması da namuslu bir yaklaşım sayılamaz.

Esasen, maddi gücü yeterli olmayanlar için, her astrolog kendi yeteneği oranında, emeğine karşılık beklemeksizin yardımda bulunmak zorundadır. Bu suretle astrolog fakirleşmez, ama fazilet sahibi olur.

 

Haluk Akçam - 2008

 

 

Bu sayfada yer alan sanat eserlerinin tüm telif hakları ressam Merih Akçam'a aittir.

              

Türkiye

Dünya

Ekonomi

Deprem

Sağlık

Güncel

Kişisel Danışmanlık

Ticari Danışmanlık

Özel Danışmanlık

Copyright © 2008 Haluk Akçam - Bu sitede yer alan her türlü yazı, resim, grafik, program ve bilginin telif hakkı MİSKET yazılım ve danışmanlık Ltd.Şti.ne aittir.