HALUK AKÇAM - Astroloji Nedir?

  

Astroloji, insanın tarihte ilk görüldüğü günden bu yana, farklı medeniyetlerin kültürel gelişimine paralel biçimde gelişerek sürekli varlığını korumuş ve sonunda insanın vazgeçemediği bir araç haline gelmiştir.

Başlangıçta, astronomi ve tıp gibi bilimsel disiplinlerin yanında yer alan astrolojinin, zamanla nedensellik ve deneysellik ilkelerinin yerleşmesine ayak uyduramayarak gittikçe yozlaşmaya yüztuttuğunu görüyoruz. Ortaçağın bitimine doğru, din baskısının sislerle kaplı mistik anlayışından, doğayı özgürce tanımaya yönelik görüşlere uzanma çabası, batı medeniyetinde bilimin bugün anladığımız biçimde yeşermesini sağladı. Sebep ve sonuç ilişkisini deneysel yoldan bulmaya çalışan bu yeni zihniyet karşısında, astrolojinin o dönemde dayandığı sembolik ve analojik yöntemler bir çırpıda kenara atıldı ve sonunda astroloji bilimsel gelişmenin dışında kaldı.

Bilimin sürekli hızlanan ilerleyişine karşın, kenara itildiği yerde ortaçağ zihniyetiyle debelenen astroloji de sonunda şarlatanların elinde "yıldız falcılığı"na dönüştü. Bugünkü dünyada, astroloji adı altında yapılanların büyük bir kısmı, bu şarlatanlığın devamından başka birşey değildir. Günümüzde, paranın akıl almaz çekiciliği geleceğe olan güvensizlikle birleşince, ortaya bir sürü yıldız falcısı şarlatan ve bunlardan medet uman çaresiz insanlar çıktı. Ama, bu şarlatanların sayıca çok fazla olmasına karşın, bunların dışında gerçekten bilimsel niteliğe kavuşma çabası ile astrolojik araştırmaların sessizce sürdüğünü de unutmamak gerekiyor.

    

Bilimselliğe Giden Yol

Şarlatanların her fırsatta tekrarladıkları ipe sapa gelmez saçmalıkları bir kenara atarsak, araştırma yolu ile günümüzde astrolojinin ortaçağ kavramlarından kurtulmuş olduğunu ve bu sayede bilimsel bir nitelik kazanmaya başladığını rahatlıkla söyleyebiliriz.

Teknolojik imkanların artması sayesinde, günümüzde kolay ve hızlı araştırma yapmak mümkün hale geldi. Akademik açıdan yeterli temel bilgilere sahip olan herkes için bu kapı açılmış bulunuyor.

Bu konuda ilk çalışmalar, astrolojinin ne denli asılsız bir batıl inanç olduğunu kanıtlamak amacıyla yapılmıştır. Başlangıçta, genellikle istatistiklere dayanarak, burçlara göre karakterlerin belirlenmesi gibi ortaçağ astrolojisinden kaynaklanan varsayımlar ele alındı ve bunların hiç de bilimsel bir temele dayanmadığı kesinlik kazanmış oldu. Yani, yıldız falcılarının dilinden düşmeyen "burcunuza göre..." klişesiyle başlayan zırvalıklar böylece ilk darbeyle çöpe atıldı.

İlk amacı astrolojinin batıl olduğunu kanıtlamaya yönelik bu istatistik incelemeler, daha sonra astrolojik teknikleri bilenlerin de işin içine girmesiyle değişik bir anlam kazanmaya başladı. Böylece, gerçek konunun aslında "burçlara göre falınız" çerçevesinin dışında bir değer taşıdığı ortaya çıktı. Bilgisayar teknolojisi sayesinde hızla çoğalan bilinçli istatistikler, sonunda gösterdi ki bu konu hiç de hafife alınacak bir şey değildir.

      

Falcılar Direnirken Astroloji Bilimle Barışıyor

Astrolog olduğunu söyleyen bir falcıya rastlamışsınızdır mutlaka. Çünkü, falcılar arasında bu etiketi kullanma modası yaygındır. Sadece etiketle kalmayıp, bir de bilgisayar kullanıyormuş gibi görünürler. Ortada bir bilgisayar bir de astrolog etiketi varken, yaptıkları işin bilimsel olduğu havasını vermek için masanın üstüne üç-beş tane astrolojiyle ilgili kitap koymayı veya odanın girişine rengarenk bir burç posteri asmayı da unutmazlar. Biraz para kazandıktan sonra, az buçuk yabancı dil bilenler, yurt dışındaki filanca kurstan para karşılığında bir de sertifika alıp bunu parlak bir çerçeveye yerleştirerek duvara asarlar.

Ama, marifetini ne kadar cilalamaya çalışsa da, falcı eninde sonunda sadece bir falcıdan ibarettir. Bilimsel nitelik kazanmanın yolu elbette ki bu tür süslemelerden geçmiyor. Fakat, imrenilen batı dünyasında bile, astrolog olduğunu söyleyenlerin - en iyimser tahminle - % 95'inin bu dekor içinde aslında falcılık yaptığı da bir gerçektir.

Astroloğu burç falcısından ayıran özellik, mesleğine ilişkin eğitiminin ve bilgisinin niteliğiyle ortaya çıkar. Astrolojinin günümüzde geldiği nokta, bu alanda söz sahibi olabilmek için mutlaka bir eğitimden geçmeyi gerekli kılıyor. Bugün, üniversitelerde astroloji bir tez konusu olabilmekte, hatta ek ders olarak bile kabul edilmektedir. Ama, akademik çevrelerde bu denli ciddiye alınan astroloji ile falcıların burç safsatası arasında artık hiçbir bağ kalmamıştır.

Yıldız falcılarının, ortaçağdan kalma boş inançlara sarılarak astrolojinin bilimin ötesinde gizemli bir konu olduğunu savunmaları, aslında bilimsel gelişmeye ayak uyduramadıkları için bilgisizliklerini örtme çabasından başka bir şey değildir. Günümüzde, astrolojik yöntemlerin bilimsel açıklamaları gerekçeleri ile ortaya konmuştur. Bu alanda her değerlendirme, istatistik bir birikime dayanmaktadır ve bunların gizemlilikle veya bilinmeyen gizli güçlerle filan hiçbir ilişkisi yoktur.

          

Bilimsel Açıdan Astroloji

Birbirini etkilemeyen iki olay arasında sebep sonuç ilişkisinden sözetmenin mantıklı bir yanı olamaz. Örneğin, dün gece Tanganika'da yağmur yağmadığı için bu sabah içtiğiniz çayın tadının berbat olduğunu iddia ederseniz, ruhsal dengeniz hakkında dostlarınız pek de olumlu şeyler düşünmezler. Aynen bunun gibi, örneğin doğduğunuz anda gezegenler arasında ters veya çarpık açılar oluştuğu için hayatınız boyunca sıkıntılarla boğuşmak zorunda kaldığınıza inanmanızın da mantığı yoktur. Afrika'nın bir ucundaki kuraklık, bu sabah içtiğiniz çayın tadını ne kadar etkileyebilirse, gökyüzündeki gezegenlerin konumu da yaşadığınız olaylar üzerinde ancak o kadar etkili olabilir. Dolayısıyla, örneğin Mars veya Venüs'ün etkisinde kalmak gibi bir deyimle karşılaştığınızda, o gezegenlerden yayılan gizemli ışınların sizi etkilediğine inanarak kendinizi boş laflarla kandırırsanız, ruh sağlığınızı gereksiz yere bozmuş olursunuz.

Burada konu - halk deyişi ile - "yıldızların kaderimizi nasıl etkilediği" değildir. Gök cisimlerinin insanlar üzerinde etkisi olup olmadığını incelemek de astrolojinin alanı içine girmez. Ayrıca, bu "yıldızların etkisi" kuruntusu ortaçağa aittir ve günümüzde hiçbir önemi kalmamıştır.

Diyeceksiniz ki, o zaman ne anlamı var yıldızlara bakıp gelecekten haber vermenin? Aslında, astrologlar yıldızlara bakmıyorlar ve falcı gibi gelecekten haber de vermiyorlar. Ama, bu konuya biraz sonra değineceğiz.

Şimdi yine birbirini etkilemeyen iki ayrı olay zincirini gözlemlediğinizi düşünelim: Örneğin, her sabah sokağa çıktığınız anda kapının önünden geçen ilk arabanın modelini ve rengini bir kenara not ediyorsunuz, sonra da işe gittiğinizde karşılaştığınız önemli olayları bu notun karşısına yazıyorsunuz. Bir sene boyunca bu gözleme devam ettikten sonra, notlarınızı sınıflandırıp inceliyorsunuz. Diyelim ki, her kırmızı araba geçtiği gün çoğunlukla A tipi bir olay yaşamışsınız ve A tipi olaylar da çoğunlukla kırmızı bir araba geçtiği gün meydana gelmiş. Buradan nasıl bir sonuç çıkarırdınız? Muhtemelen, gelecek sene sabahları kırmızı bir araba gördüğünüzde o gün A tipi bir olay yaşama olasılığınızın fazla olduğunu düşünmez miydiniz?

İşte, en basit anlatım biçimiyle, astrolojinin yöntemi de böyledir. Kapının önünden geçen araba renkleriyle yaşanan olaylar arasında nasıl bir korelasyon olduğunu bilmiyorum. Belki de hiçbir sonuç çıkmayacaktır bu incelemeden. Ama, gök cisimlerinin konumları ile yeryüzündeki değişimler veya insan yaşamındaki olaylar arasında bu karşılaştırma çok uzun bir zamandır yapılagelmekte. Özellikle son altmış sene içinde öylesine büyük ölçüde istatistik değerlendirmeler yapıldı ki, artık türüne göre uzmanlaşmayı gerektiren dallar bile oluştu astrolojide. Örneğin, insan sağlığı ile ilgili istatistik incelemeler sonunda, medikal astroloji adı altında özel bir dal oluştu. Keza, borsa işlemlerine yönelik istatistiklerden de çok farklı bir başka astrolojik uzmanlık alanı doğdu. Deprem gibi doğal afetlerin astrolojik açıdan incelenmesiyle, bu konuda bile uzmanlaşmayı gerektirecek kadar istatistik oluşmuş bulunuyor.

Gök cisimlerinin konumları ile toplumsal veya bireysel olaylar arasında nasıl bir bağlantı olduğunu açıklayan tutarlı bir hipotez yok henüz. Ama, pratik açıdan bakıldığında, ortada insanlığın yararına kullanılabilecek bir birikim olduğu da kesin. İşte bu yüzden, aradaki ilişkinin nedeni üzerinde fazla durmadan, sonuçları bakımından değerlendirmeyi uygun bulanlar, astroloji sayesinde kendilerine daha verimli bir yaşam planı sağlayabiliyorlar.

        

Astrologlar Yıldızlara mı Bakıyorlar?

Aslında, astrolojide temel olarak ele alınan gök cisimleri, güneş sistemindeki gezegenler ile Güneş ve Ay'dan ibarettir. Yerden bakıldığında, bu gök cisimleri görünürde ekliptik denilen hayali bir çember üzerinde hareket ettiklerinden, ekliptiğin ufku doğu ve batı yönlerinde kestiği noktalar, büyük meridyen dairesinin yeri, Ay'ın çıkma düğümü gibi bazı özellikleri de bu cisimlerle birlikte değerlendirmek gerekiyor. Keza, bazı önemli asteroidler veya kuyruklu yıldızlar da yeri geldiğinde bunlara eklenebiliyor.

Ekliptik çemberi astroloji açısından önemli olduğundan, eski çağlardan bu çemberin oniki eşit bölüme ayrılması geleneği süregelmiştir. Vaktiyle, bu oniki eşit bölümün herbirine niteliğine uygun birer ad takılırken, bölümün arka planındaki yıldızlardan oluşan kümeye de aynı adı vermişler. Örneğin, ekliptiğin yedinci bölümüne Terazi adını uygun gördüklerinde, arka planda yer alan takımyıldız da aynı adla anılır olmuş. Oysa, aradan geçen süre içinde, ekliptiğin başlangıç noktasının - astronomide presesyon denilen bir olay sebebiyle - yavaş yavaş geriye kayması yüzünden, günümüzde ekliptiğin Terazi adındaki yedinci bölümünün arka planında artık Başak takımyıldızı yer alır olmuş. Aynı kayma ekliptik boyunca meydana geldiğinden, günümüzde ekliptiğin her bölümünün arka planında bir önceki bölümün adını taşıyan takımyıldız görülmektedir. Keza, astronomide takımyıldızların kapladığı alanlar da zamanla kağıt üzerinde değiştirildiği için, bugünkü gök atlaslarında her takımyıldız otuz derecelik bir alana yayılmış değildir. Bu basit gerçeklerden habersiz olan bazı garibanlar da zaman zaman "burçlar gerçek yerlerinde durmuyorlar, kapladıkları alanlar da eşit değil!" diye yaygara koparıp marifet yaptıklarını zannederler. 

Ortaçağdan kalma burçlar ise, ekliptiğin oniki eşit bölümüne vaktiyle verilmiş isimlerle anıldıklarından, burçlar ile aynı adı taşıyan takımyıldızlar arasında günümüzde birebir örtüşme yoktur. Ancak, astrolojide takımyıldızlar değil de ekliptik çemberi önem taşıdığından, geleneksel isimleri bırakıp bu bölümlere başka isimler de verebilirsiniz. Sonuçta bir şey değişmez.

Güneş sistemimizden çok uzaktaki yıldızlar ise, yukarda saydığım gök cisimleri kadar temel nitelikli değildir astrolojide. Bunun nedeni, yıldızların pratik olarak gezegenler gibi hareketli olmamalarıdır. Ama, halk arasında, Güneş ve Ay dışındaki bütün gök cisimlerine genel olarak yıldız dendiği için, astrolojinin de yıldızlarla ilgili olduğu zannedilmektedir.

Günümüzdeki astronomi bilgisi ve teknolojik imkanlar sayesinde, astroloğun hesaplarını yapabilmesi için eline teleskop alıp gök cisimlerini gözlemesine artık hiç gerek kalmamıştır. Hesaplamalar bile, bilgisayar teknolojisi sayesinde bu maksatla hazırlanmış yazılımlar tarafından yapılmaktadır. Ancak, hesap sonuçlarının değerlendirmesini de yapabilen bir yazılım henüz yoktur.

Astrologlar yıldızlara değil de bilgisayar ekranına bakar oldular artık. Ancak, bilgisayar sadece bir hesap makinesi olduğundan, yeterli eğitimi olmayan birisinin eline en gelişmiş yazılımla donanmış bir bilgisayar da verseniz, sonuçta bir şey değişmez. Astrolog, ancak eğitimi ve deneyimi ölçüsünde bu bilgisayar yazılımlarından faydalanabilecektir.

          

Astrologlar Gelecekten Haber mi Veriyorlar?

Geleceğe ait, yani henüz yaşanmamış olayları kimse kesin olarak bilemez. Bu konuda sadece tahminde bulunmak mümkündür. Eğer tahminlerinizi başkalarının da anlayabileceği ve uygulayabileceği belirli bir esasa dayalı yöntem dahilinde yaparsanız, o takdirde tahminlerinizin bilimsel bir değeri olup olmadığı hakkında açıklık getirmiş olursunuz. Ama, "gizli güçlerim sayesinde bilinmeyen alemden mesajlar alıyorum" veya "cinlerime danışıyorum" gibi abuk sabuk laflarla konuya giriyorsanız, yaptığınız işin şarlatanlıktan öte bir anlamı yoktur ve üzerinde fazla durmaya da değmez.

Akıl hastaneleri, gizli güçleri olduğunu iddia eden veya cinlerle konuştuğunu söyleyen insanlarla doludur. Bunların içinde kurnaz olanlar, hastaneye kapatılmaktan kurtulup toplum içinde bu marazi durumlarıyla insanların ruh sağlığını olumsuz yönde etkileyebilmektedirler. Diğer yandan, toplumdaki cahil insanların boş inançlarını kendi çıkarları uğruna sömüren bazı kurnaz sahtekarlar da ruh hastası olmasalar bile, cin edebiyatı ile çevresindekileri kandırıp gelecekten haber verdiklerini iddia ederek kendi çıkarları uğruna insanları dolandırabilirler.

Gelecekten haber verdiğini iddia edenlerin en çok korktukları şey, bilimsel açıdan bu iddiaların kanıtlanması isteğidir. Falcılar, bugüne kadar hiçbir zaman kehanetlerinin doğruluk oranıyla ilgili bir değerlendirme yapılmasına rıza göstermemişlerdir. Çünkü, eğer bir değerlendirme yapılacak olsa, falcının söylediklerinin çoğunun asılsız olduğu ortaya çıkacaktır.

Astrolojide uygulanan yöntemler ise her zaman başkalarınca denenmeye ve denetlenmeye açıktır. Bu yöntemlerin gelecekle ilgili olanları, belirli ihtimal hesaplarına dayanır. Bu hesaplar sonucunda ortaya çıkan şey, malzeme olarak kullanılan istatistik verilere bağlı bir tahmin tablosu niteliğindedir. Dolayısıyla, astroloğun gelecekten haber verdiği kanısı yanlıştır. Burada, ileride meydana gelmesi muhtemel olaylarla ilgili tahminler ve bu tahminlere dayalı stratejik modeller sözkonusudur.

Dolayısıyla, gerçekten bu mesleği icra eden bir astrolog, size hiçbir zaman "filanca tarihte başınıza şunlar gelecek" gibi kehanetlerde bulunmaz. Ortaya çıkan tahmin tablosuna göre, en fazla hangi olay türü ile karşılaşma olasılığı varsa, oradan başlayarak sizin belirlediğiniz kritere göre ne yapılabileceği araştırılır. Böylece, astroloji sayesine en verimli biçimde hangi yolu izleyerek nereye varabileceğiniz hakkında bilgi sahibi olursunuz.

Astroloğun size bu yöndeki yardımında başarı oranı tamamen mesleki bilgi ve tecrübesine bağlıdır. Nasıl ki yeteneksiz bir hekim, en basit şikayetinize bile yanlış teşhis koyup sağlığınızın daha da bozulmasına yol açabilirse, yeteneksiz bir astrolog da yanlış değerlendirmeleriyle yaşamınızı kısa sürede cehenneme çevirebilir. Ama, burada hatayı tıp bilimine veya astrolojiye yükleyip karamsarlığa kapılmadan derhal uzman birine başvurmakla uğradığınız zararı giderebilirsiniz.

         

Astroloji ve Bilgisayar

Günümüzde, astrolojik hesapların doğru ve hızlı bir biçimde yapılabilmesi için, maksada uygun yazılımlar kullanmanın büyük faydası vardır. Bu bakımdan, uzman bir astroloğun mesleğinde daha verimli olabilmesi için, elinin altında profesyonelce yazılmış güvenilir bir bilgisayar programı olması gerektiğini söyleyebiliriz. Zira, isabetli tahminlerde bulunabilmek uğruna geliştirilen astrolojik yöntemler, beraberinde uzun hesaplamaları da getirmiş oldular. Üstelik, bunların bazılarında algoritmik işlemler olduğundan ve genellikle uzun istatistik verilerle çalışıldığından dolayı, bilgisayar kullanımı artık vazgeçilmez bir gereklilik haline gelmiştir.

Bu alanda kısa zamanda büyük bir talebin doğması, ticari açıdan bilgisayar için astroloji programı yazılımı konusunda, dünya genelinde oldukça kazançlı bir sektörün hızla büyümesine yol açtı. Bugün, iyi bir astroloji yazılımı için birkaç bin doları gözden çıkarmanız gerekmektedir. Diğer yandan, sıradan bir astroloğun kullanabileceği ölçüde basit yazılımları ekonomik bir ücret karşılığı bulmak da mümkündür. Ancak, her astroloji programının doğru hesap yaptığı da zannedilmesin. Ucuz fiyatla satılan programların çoğunda akıl almaz ölçüde yazılım hataları vardır. Bu alanda çalışan bir yazılımcı olarak, astroloji programlarının seçiminde mutlaka uzman birine danışılması gerektiğini özellikle vurgulamak isterim.

Astroloji programlarının verimi, astroloğun mesleki bilgisi ile doğru orantılıdır. Üstünkörü bir eğitimden geçmiş astroloğun eline dünyanın en iyi programını bile verseniz, elde edeceğiniz sonuç elbette ki fiyaskodan ibaret olacaktır. Daha önce de belirttiğim gibi, bu programlar belirli yöntemlere göre sadece hesap yaparlar. Yorum da yaptığı iddia edilen programlar vardır. Ama, bu yorumları gözden geçirdiğinizde, ne kadar basmakalıp olduklarını hemen görürsünüz. Bu yüzden, profesyonel astrologlar bu tür yorum yapan programları kesinlikle kullanmamaktadırlar.

Astroloji programını yazan kişinin hem programcılık konusunda hem de astronomi ve astroloji açısından profesyonel olması halinde, o programın değeri büyük ölçüde artar.

Örneğin, 1982 yılında yazdığım ilk astroloji programı olan TET, hesaplama bakımından son derece hassas olması sebebiyle, halen bile zaman zaman araştırma merkezimizde kullanılmaktadır. Yirmi sene içinde oldukça geliştirilmiş olan bu program, piyasadaki diğer örnekleri gibi iki boyutlu ve ekliptik sistemini referans alan modele göre hazırlanmıştır. Solda, bu programdan bir sayfa görüyorsunuz. Klasik astroloji yöntemlerinin tamamını içeren bu program, ilk ortaya çıktığı

tarihte astrologlarca fazla bilinmeyen grafik değerlendirmeleri de yaygın biçimde kullanmış olması bakımından büyük ilgi görmüştü. O dönemde ticari değerine fazla önem vermediğim için, ne yazık ki programın açık kodunu da İnternet'te yayınlamıştım. Bunu fırsat bilen bazı firmalar, yazdığım

kodu kopyalayıp kendilerine aitmiş gibi kullanarak ticari amaçlı programlar ürettiler. Ama, uluslararası patent kavgası fazla uzun sürmedi ve sonunda, benim isteğim üzerine program ve açık kodu İnternet'ten kaldırıldı.

Sağ tarafta, o dönemde astrolojik açıdan devrim yaratacak nitelikteki grafik yöntemimden birini görüyorsunuz. Günümüzde ise artık bu tür grafikleri kullanan başka ticari yazılımlar var elbette. Çünkü, kendi bulduğunuz bir yöntemi sadece kendi programınızda kullanma ayrıcalığına sahip değilsiniz.

Zamanla, bu kartezyen koordinatında sinüsoidal uygulama yöntemini geliştirerek daha da kullanılır hale getirdim. Elbette ki burada astronomi yanında bilgisayar teknolojisine uygulanacak matematik bilginizin de iyi olması gerekiyor.

Aşağıda solda, belirli bir olaya ilişkin olarak gök cisimlerinin skalar potansiyelini gösteren grafikten bir örnek veriyorum. Bu tür grafik değerlendirmeler, elbette ki yorum açısından uzman

bir astrolog için son derece yardımcı olmaktadır. Ancak, bütün bu grafikler ve diğer hesaplama yöntemlerinde kullanılan sistem, tamamıyla günümüzde bilinen klasik astrolojik ilkelere göre hazırlanmıştır. Yani, klasik bir astroloji eğitiminden geçen

ve bu alanda uzmanlaşan her astroloğun kullanabileceği niteliktedir. Fakat, daha sonra yaptığım araştırmalar bana şunu gösterdi: İki boyutlu veya ekliptik astroloji olarak tanımlanabilecek bu sistem hernekadar astrologlar açısından faydalı olsa da, çok yönlü bir analiz yapılabilmesi için gerekli matematik modellerin uygulanmasında yetersiz kalıyordu.

Böylece, 1992 senesinde, Türkçe tercümesiyle adına Küresel Astroloji dediğim yeni bir ekolün temellerini kurdum. Bu ekolde kullanılan sistem, temel olarak gökyüzünün üç boyutlu olarak ele alınması ve gök cisimlerinin konumlarının da bu esasa göre yorumlanması ilkesine göre kurulmuştur. Ayrıca, gezegenlerin uydularına ilişkin bazı uygulamalar ile yıldızlarla ilgili bazı yeni yöntemleri de bu çerçeve içine aldım.

Küresel Astroloji araştırmalarım oniki seneden beri devam ediyor. Bu araştırmalar halen uluslararası nitelikli bir merkezde benim başkanlığım altındaki bir ekip tarafından sürdürülmektedir. Çalışmalarımız sonunda elde ettiğimiz sonuçlara göre de yeni programlar hazırlıyorum. Bunların içinde en önemlisi,  küresel  astroloji  yöntemlerini  uygulayarak  üç boyutlu  sisteme

göre yapılan hesaplar ile elde edilen analiz sonuçlarını veren, bir CD içinde kompakt olarak sunulmuş programdır. Ama bu kez, 22 sene önce yaptığım gibi açık kodları herkesin önüne sermedim.  Hatta,  araştırmaların  sonuçları  bile  herkese açık

olmayacak biçimde, sadece belirli ölçüde özetlenerek yayınlanmaktadır. Sağ tarafta, bu üç boyutlu analiz programımın 1992 senesinde çıkarılan ilk versiyonunun CD kapağını görüyorsunuz. Bu ve benzer nitelikte olan "Astromedical Assistant", "Stock Market Predictor", "Earthquake Predictor" gibi programlarımın telif hakkını araştırma merkezine verdiğim için, bu programlar dışarıya satılmamaktadır. 

"TETRAKTYS - Astrological Counselling, Research & Education Centre" adıyla kurduğum uluslararası nitelikli araştırma kurumunun web sitesinden (http://www.tenspheres.com) bu konuda ekibimizce sadece İngilizce olarak hazırlanan yayınları takip edebilirsiniz. Ancak, araştırma yayınlarımızın astrolojik uzmanlık gerektirecek içerikli olduğunu hatırlatmak isterim. 

Ülkemizde yaygın olan astroloji merakına karşın, bu alandaki amatör talepleri bile karşılayacak nitelikte herhangi bir Türkçe astroloji programı bulunmuyor.  Klasik  astrolojiyi  öğrenmek isteyenler için, ilk

yazdığım TET benzeri bir programı Türkçe olarak, el kitabıyla birlikte, çalışmalarımdan vakit ayırabildiğim ölçüde sizin için hazırlamak istiyorum. Umarım, bu dileğim yakında gerçekleşir.

 

Haluk Akçam - 2008

 

              

Türkiye

Dünya

Ekonomi

Deprem

Sağlık

Güncel

Kişisel Danışmanlık

Ticari Danışmanlık

Özel Danışmanlık

Copyright © 2008 Haluk Akçam - Bu sitede yer alan her türlü yazı, resim, grafik, program ve bilginin telif hakkı MİSKET yazılım ve danışmanlık Ltd.Şti.ne aittir.