PDF dosyası 148 Kb

 

Okuyucu İstekleri

 

Halûk Akçam

 

Ruhsal Evrim dergisi, sayı 14 – 1987 Ocak/Şubat

 

12. sayıda (Eylül-Ekim 1986) yayınlanan "Kime Niçin Yazıyoruz?" başlıklı yazımda, okurlardan görüşlerini bildirmelerini rica etmiş ve gelen cevaplara göre derginin daha faydalı bir biçim kazanacağını belirtmiştim. Aldığımız mektuplar, adet itibarıyla okurumuzun yüzde birinden daha azının görüşlerini yansıtmaktadır. Bu sebeple, cevap yazmayan diğer okurlarımızın dergi içeriğinden memnun olduğu ve yeni bir görüş belirtmeye gerek duymadıkları kanısındayız. Gelen mektuplardan bazılarını kısa alıntılar ile size duyuruyoruz.

İzmir'den yazan sayın Dr. Nejat Narter, altı sayfalık mektubunda, "Bu konularla dört senedir ilgiliyim ve hemen hemen devamlı okumaktayım. Yeni edindiğim bilgilerin ışığında ne kadar yanlış ve eksik eğitilmiş olduğumuzu acaip bir hayretle karşılıyorum." diyerek söze başlamış. Hariciye uzmanı olduğunu belirten bu okurumuz, "Bence, yanlış ve eksik eğitimden dolayı insanların yanlış şartlandırılmışlığı üzerinde duran yazılar çok tesirli olacaktır. Anlatım dili olarak, bir dosta mektup yazarmış gibi bir ifade kullanmak belki daha tesirli olabilir. Madde-Ruh ilişkisinin maddesel veya bilimsel yoldan izahına ağırlık veren yazılar da çok çekici olacaktır." diyerek önemli bir hususu dile getiriyor.

Ruhsal konularla ilgili ülkemizde çıkan yayınların çoğunu okuduğunu ve ABD'de yayınlanan bir dergiyi de takip ettiğini öğrendiğimiz sayın Narter'in, "Feridun (Tepeköy) Bey'in yazıları başta olmak üzere bülteninizin tüm yazılarını zevkle okuyorum. Sizin derginiz içinde, bugüne kadar yayınlananlara bakarsak aşağı yukarı klasik bilgiler ve ruhsal konular işlenmekte. Bülteniniz bence ciddi ve sadedir. Mümkün mertebe tarafsızdır." görüşüne ek olarak, "İlgimi en çok çeken hususlardan biri de spiritüel egzersizler veya deneyimler. Devamlı okumak ve düşünmek bir yerden sonra sanki işlemiyor gibi geliyor bana. Spiritüel deneyimler, meditasyon çeşitleri gibi bilgilere sizin yazılarınızda rastlamadım." diyor ve bu konuda yazılar yayınlanmasının faydalı olacağını belirtiyor. Hekimlik mesleğinin dışında da değişik alanlarda araştırmalar yaptığını belirten sayın Dr. Narter'in "Bizim gibi daha birçoklarının bu konulara eğilmeleri" dileğine katılarak, dergiyle ilgili görüş ve düşüncelerini bize duyurduğu için teşekkür ediyoruz.

Küçükçekmece'den yazan bir okurumuz, sayın Cengiz Kayacılar İst. Üni. Coğrafya bölümü öğrencisi. "Elimde henüz beş derginiz mevcut" diyor ve bunların içinde ilgisini çekenleri şöyle sıralıyor: "10. sayıda Determinizma ve Yönlendirici Tesirler ile son sayıda (12.) Aralanan Kapılar başlıklı yazılar. Böyle, gerçek hayatta yaşanmış olayların spiritüel yorumlarını yapan yazıların devam etmesini istiyorum. Dr. Bedri Ruhselman Diyor ki, Celselerden Seçmeler, Okuyucularla Sohbet Köşesi bölümlerini ilgiyle okuyorum."

"Cinsel konulardan bahseden spiritüel yorumlarınızı yayınlamanız en büyük isteğim." diyen bu genç okurumuzun yayınlanmasını önerdiği diğer konular da şöyle : "Kutsal metinler üzerinde spiritüel yorumlar. Mutlak yaratan, tekâmül, kendini bilmek, iki âlem arasındaki tesir alışverişleri."

Ülkemizde ruhsal konularla ilgili dergilere abone olduğunu belirten sayın Kayacılar bu alanda okuduğu kitapları bir liste halinde sıralıyor ve son olarak şöyle diyor: "Derginiz benzerlerinden çok daha farklı, doyurucu ve yararlı. Zevkle okuyorum, ama bir de yeni sayısını iki ay beklemek olmasa..."

Derginin yayın süresini kısaltmak için yakın zamanda bir değişiklik yapmamız ne yazık ki mümkün değil. Ancak, genç kuşak okurlarımızın içinde bir örnek olarak bize önerilerini belirten sayın Kayacılar'a teşekkür ederiz ve istekleri doğrultusunda incelemelerimizi de yayınlayacağımızı duyururuz.

Son olarak, Levent'ten yazan bir hanım okurumuzun, sayın Tülay Tuna'nın görüşlerini iletmek isterim: "Sandığınız gibi telefonun öbür yanı boş değil, ama rastlantı ve gereklilik ilkesi... Düşündüğünüzün tam tersine, ruhsal konulara yönelik okuyucu kitlesi fazla, ama dergilerin dağıtımı bozuk." diyerek önemli bir noktayı dile getiren sayın Tuna'nın yazılarla ilgili yorumu şöyle: "Hattın öbür ucundakinin seviyesine göre, gıdım gıdım ve sadece teori veriliyor. Pratik yok. Pratikte o yapayalnız kalıyor. Bir yandan yıllar yılı aldığı dinî eğitim, öbür yandan toplumun karmaşa ve kargaşası onu çarkları arasında ezip yalnız ve çaresiz bırakıyor. Ne yapabilir, nasıl yapabilir, kime sorabilir? Cevap yok... Uygulama nerede, nasıl? En önemlisi, uygulama yolları gösterilmiyor."

Adımlarımızı Sonsuzluğa Atalım gibi yazıları beğendiğini yazan sayın Tuna, Suçlayan Küller, Çiçekleri Lanetliyorum türünden yazıları ise anlamlı bulmadığını söylüyor. Dr. Ruhselman'ın eserlerinden alıntılar yapılmasının gereksiz olduğunu belirten sayın Tuna'nın bu tür yazıları isteyenlerin o kitapları bularak okuyacağı görüşüne katılmamız ise mümkün değil. Zira, Ruhselman'ın eserleri, yeni baskısı yapılamadığından dolayı bu konuları inceleyenler tarafından bulunamamaktadır. Neo-spiritüalizm'in kurucusu olan Ruhselman'ın araştırmaları bugün bile güncelliğini koruduğu ve açıklamalarından faydalanan büyük bir çoğunluğun bulunduğunu düşünerek, kitaplarından alıntılar yayınlamanın yararlı olduğu kanısındayız.

"Bir insanın sabah gözünü açmasıyla başlayacak eğitim planlaması, düşünme ve yaşam biçimi iyiye, güzele, doğruya nasıl ulaşabilir? Reenkarnasyon doğru olabilir mi? Ruhlarla konuşma bir yanılgı olamaz mı?" gibi soru şeklindeki notları ile bize eğitsel ve uygulama yanına ağırlık vermemizi hatırlatan önerilerinden dolayı sayın Tuna'ya teşekkür ederiz. İçten mektubu yazılarımıza yeni bir boyut kazandıracaktır.

Daha önce de belirttiğim gibi; Yeni Ruhsal Evrim, ruhsal konularda araştırma yapan bir grubun incelemelerini yayınladığı bir bülten olmakla kalmayıp, ön planda toplumun bu alandaki öğrenmek ve anlamak istediği hususları açıklamayı gaye edinmiştir. Bu bakımdan, bize dergide yayınlanmasını istediğiniz konuları yazdığınız, duyurduğunuz takdirde sizinle daha olumlu ve yararlı bir iletişim içine girebiliriz. Dertlere şifa bulmak gibi anlamsız ve yersiz bir iddiamız yoktur. Ancak, ruhsal konularla ilgili sorularınızı bize ilettiğiniz sürece, bu dergi içinde kendi bilgi ve tecrübemize göre değişik bir bakış açısı göstermemiz mümkün olabilir. Bu sebeple, bize yazarak yardımcı olmanızı bekliyoruz.

---oOo---

 

Not: İki sene sonra, 1988 yılı biterken, Feridun Tepeköy'ün gittikçe artan rahatsızlığı sebebiyle faaliyetine son vermesinin ardından bu derginin yönetim kadrosu değişti. Bazı yazarlar ayrıldılar. Daha sonra hâkim olan zihniyetin etkisiyle de abuk sabuk makaleler yayınlanır oldu ve derginin kalitesi tamamen düştü. Yayınlanan saçma sapan konular yüzünden okuyucu profili değişti. Sonunda, bu maskaralığa âlet olmamak için, ben de yazılarımı geri çekerek bu yeni kadro ve dergi ile ilişkimi kesmek zorunda kaldım.